KARAVAN HAYATI, AVRUPA TURU 3; BİZE DE LAZIM: KAMPİNG ALEXANDROPOLIS

KARAVAN HAYATI İÇİN ÖRNEK KAMPİNGLERDEN BİRİ!

HER ŞEY ÖYLE DÜZENLİ VE ORTAM O KADAR TEMİZ Kİ DAHA ÇOK KALMAK İSTİYOR İNSAN…

Gümrüğü geçme ve komşu’daki ilk hedefe ulaşma bölümü biraz yorucu olmuştu!

Dedeağaç’taki kamp yerimize akşamüstü ulaştık ama kendimize, denize girecek bir zaman yaratmayı da başardık.     Kamping’de her şey çok güzel ve düzenliydi.

GİRİŞTEKİ HARİTA BU DÜZENİN İLK GÖSTERGESİYDİ…

İlk kez kuzey egede denize girdik. Doğası çok güzel, ancak denizin temizliği için aynı şeyi söylemek imkansız. Su altında, izmaritler, plastik atıklar, ambalaj artıkları görmek can sıkıcıydı.

BÖYLE KAMPİNGLERDEN BİZE DE LAZIM!

Camping Municipal Alexandropolis’in girişinde resepsiyon çok pratik bir şekilde işlem yapıyor. Kamp sitesinin ayrıntılı bir haritası var, haritada alanlar numaralandırılmış, isteğe göre, denize yakın, gölgelikli, ya da güneş enerjisi kullananlar için “yarı gölgeli” yerler seçme şansı var. Tabii kalabalık zamanlarda bulduğunuzla yetiniyorsunuz. 

    Baktığımız yerlerden, üçüncüsünü çok beğendik, (yan tarafta çadırda konaklayan gençlerin yüksek sesle rap müzik dinlemesi dışında sorun yoktu)…

Bizim Camper ile Şanal beylerin Subaru x5’ini aynı parsele park ettik ve Uluslararası kamp ve karavan derneği IFCC ‘nin %10 kart indirimi ile 2 aile bir geceye toplam 32,5 Avro ödedik.

    Tesiste Tuvaletler, Duşlar, Bulaşıkhaneler çok temizdi sayı olarak da yeterliydi. Çok sayıda konuk olmasına rağmen, duş-tuvalet sırası hiç görmedik. Türkiye plakalı araçların sayısı da az değildi!  

 Keyifli bir sohbetle geceyi geçirdik, yolculuğumuzun bir sonraki durağı Volos için enerji topladık. Ki o enerjiye çok ihtiyacımız olacağını, sonraki birkaç günde anlayacaktık!

Rotamız Yunanistan’ın daha içlerine doğruydu, 4‘ncü bölüm biraz “Deli Dumrul” içeriyordu…

YANITINIZI BIRAKINIZ