KARAVAN HAYATI, AVRUPA TURU 4; “DELİ DUMRUL” VOLOS YOLU

YUNANİSTAN OTOYOLLARI HEM BAKIMSIZ HEM DE ÇOK PAHALI!

YOLLARIN KÖTÜ OLMASI BİR YANA DİNLENME YA DA İHTİYAÇLAR İÇİN TESİS BULMAK DA ÇOK ZOR…

ALEXANDROPOLİ’DE 1 GECE DİNLENMEK PEK YETERLİ DEĞİLMİŞ!

DELİ DUMRUL!!!    Hemen herkes Deli Dumrul hikayesini bilir, şu yol kesip gelenden geçenden haraç alan… Dedeağaç’tan Volos’a giderken, o kötü otobanda sürekli deli Dumrul’u andık.  Yunan Hükumeti sanırım en büyük gelir kapısı olarak otoyolları görüyor. Dünyanın birçok ülkesine gittim, birçok otobanda araç kullandım ama böylesini görmedim. 2 şeritli otoyolun özellikle ilk 200-300 kilometresinde sağ şeritten gitmek neredeyse olanaksız! Çukurlarla dolu yolda, bazen sol şeridi kapatmak zorunda kaldık. Aldıkları paranın karşılığını ne iyi bir yol, ne de tesislerle vermişler. Dinlenme, yakıt alma, yeme içme olanağı neredeyse yok!

İşte bu yüzden “ihtiyaç molası” için otoyoldan çıkmak zorunda kaldık. Aslında çıkmış olmamıza da çok sevindik. Volvi  gölünün kıyısında küçük bir balıkçı lokantasında pelikanları izleyerek çok güzel bir yemek yeme şansı bulduk. Kasabanın türkçe adı “küçük beşik”ti!

Hayatımızı renklendiren bu güzel dakikaların ardından yeniden otoyola ve “deli dumrul”a dönmek zorundaydık… Dedeağaç’ tan Volos’a 522 kilometrelik mesafenin yaklaşık 480 kilometresini otoyoldan gittik, 6 kez gişeden geçip 50,40 Avro otoyol parası ödedik!     Sonuçta, “güzel” otoyol anıları ve ertesi sabaha kadar yağan sağanak yağmur ile Volos yakınlarında, Kala Nera’daki Sikia Kamping’e ulaştık.

Güleryüzlü personeli, bozulmamış doğası ve geniş imkanları ile çok keyifli bir kamp alanı…

Denizi muhteşem, görüntüler karadeniz köylerini anımsatıyor. 

Yürüyüş için ideal bir parkuru var, küçük balıkçı barınakları ile hayallerdeki deniz kıyısı köyleri gibi…

Kamping, denize inen bir tepe üzerine taraçalar şeklinde yapılmış. Zeytin ve çınar ağaçlarının altında karavanınızı konuşlandırıp, denizin tadını çıkarabilirsiniz.

 Biz de yağmur izin verince öyle yaptık. Volos Sikia Kamping’de iki gece geçirip yorgunluk attık, otoyolun kötü anılarını silmeye çalıştık. 

Yürüyüş yapıp çevreyi tanırken, yabani semizotları dikkatimi çekti, hemen taze taze topladık. Türkiye’den getirdiğimiz kavurma ve makarna’nın yanına kendi yaptığımız Semizotu salatası ve Sikia kamping’in ızgara ahtapotu çok yakıştı…

Karavan Hayatı Avrupa Turunun 5’nci bölümünde yaşayacaklarımızı biz de çok merak ediyorduk!

YANITINIZI BIRAKINIZ