KARAVAN İLE AVRUPA TURU 5; KORİNT KANALI!

Karavan Hayatı’nın güzelliklerinden biri, Korint Kanalı gibi çok özel yerlere daha rahat ulaşabilmek…

Kanal, Mora yarımadası ile iyonya denizini bağlıyor, yüzlerce kilometrelik yolu küçücük kanalı geçerek katedebiliyorsunuz!

Deli dumrul’dan bir an önce kurtulmayı umarak güzelliklerle dolu rotamızda devam ettik!

   Sikia kamping’deki 2 gecenin ardından, Korint Kanalı ve Patras limanına 45km mesafede konaklayacağımız, iyonya denizi kıyısındaki En Plo Cafe/ Camper Stop’u hedefleyerek öğlene doğru yola koyulduk.      Bu kez yolumuz daha kısa ama “Deli Dumrul” daha da acımasızdı! Tamamı otoyolda geçmeyen,470 kilometrelik yola 65 Avro otoban parası ödedik… Bu bölüm daha pahalıydı ama en azından aralıkları çok da olsa, temiz ve modern dinlenme tesisleri vardı! Sanırım Atina’ya yakınlıkla yolların olanakları arasında doğru orantı var…

Korint, çok bilinmiyor ama hem ticari hem de turistik yönden çok işlevsel bir kanal!

     370 kilometrelik bir yolculuğun ardından akşam üstü Korint kanalına ulaştık. Mora yarımadasından Korint körfezine bu kanal aracılığı ile çok kolay ulaşabiliyorsunuz.

 Mutlaka görülmesi gereken, dünyada insan gücü ile yapılmış ilk kanal. Çok geniş değil (21 metre),  hatta büyük gemilerin karşılıklı geçerken neredeyse birbirine dokunacak kadar yaklaştıkları söyleniyor.Derinlik 8 metre ve kanalın uzunluğu sadece 6 buçuk kilometre. Bu kısacık kanal, denizcilere 700 kilometrelik yol kazandırıyor!  

 Kanal üzerinden birkaç küçük teknenin geçişini izledik.

Kanalın tam ortasında yaya olarak geçebileceğiniz, görüntü alabileceğiniz bir köprü var. Oraya gittiğimizde, Alex adında genç bir yunan ve sadece biz vardık, hiçbir turistin olmaması, köprüyü bizden çok oradaki keçi sürüsünün kullanması dikkat çekiciydi! İkinci Dünya Savaşında Almanların, kanalı kontrol altında tutmak için karşılıklı yaptığı kapalı siperler hala sapasağlam duruyor ve savaşın soğuk yüzünü size hatırlatıyor! 

Korint kanalı, Mora yarımadası ile İyonya denizini birbirine bağlıyor,

yüzlerce millik mesafeyi birkaç kilometrelik kanal yolculuğu ile geçebiliyorsunuz, bu anlamda denizciler için büyük kolaylık sağlıyor.     Korint kanalında 1 saatlik mola’nın ardından Aigia’daki En Plo beach cafe’ye doğru yola koyulduk. Rotamız üzerindeki kamping ya da camper stop’ları belirlerken park4night uygulamasının çok işe yaradığını bu arada anımsatayım…     En Plo Cafe, aynı zamanda Camper Stop olarak hizmet veriyor. 

Yani Moto karavanınızla konaklıyorsunuz ama masa sandalye gibi teçhizatlarınızı kullanamıyorsunuz. İşletmenin sahibi Yannis’in ticari yeteneği yüksek! Çok canayakın ve konuşkan bir kişi, eşinin yaptığı yemeklerin çok güzel olduğu söyleniyor. Kamperinizde gecelemek için internet dahil 10 avro ödüyorsunuz, duş, tuvalet, atık su boşaltma gibi hizmetler için ayrı ödeme yapıyorsunuz, Yannis bunları sık sık hatırlatıyor.

Eğer 2 kişilik bir yemeğe 30 Avro öderseniz, ya da oradan ayrılana kadar bu miktarda harcama yaparsanız(kahvaltı kişi başı 5 avro) park parası ve diğer(duş, tuvalet, bulaşık vs.) ödemelerden muaf oluyorsunuz. Biz yine de kendi yemeğimizi tercih edip, (sıcak su ile duş yapmak dahil) gecelik 11 Avro ödedik.

İyonya denizine girmek de ayrı bir keyifti, daha önce çok derin bir deniz olduğunu okumuştum. Su, yılın bu zamanları için çok serindi ve şnorkelle yüzerken, sahilden 15-20 metre uzaklaşınca derinliğin çok fazla arttığını gözlemleyebildim. Tertemiz bir denizde büyük çakıllarla süslü sahilin yemyeşil doğayla buluştuğunu görmek çok hoş bir duygu…    18 Temmuz gecesini En Plo Camper Stop’ta geçirdikten sonra sıra, feribotla ”Camping on board” deneyimine geldi. 1 durakla birlikte 16 saat sürecek deniz yolculuğu bizi heyecanlandırıyordu…

YANITINIZI BIRAKINIZ