KARAVAN HAYATI AVRUPA TURU 12; FLORANSA

FLORANSA, TAM BİR AÇIK HAVA MÜZESİ!

HER KÖŞESİ AYRI GÜZEL. ESTETİK OLARAK BAKTIĞINIZDA, BİR SANAT ESERİNİN İÇİNDE HİSSEDİYORSUNUZ KENDİNİZİ!

Ficulle’de gördüğümüz güzelliklerin verdiği motivasyonla, macera isteğimiz kabarmış şekilde Fiesole’ye geçtik…

Floransa, italya’nın en önemli kentlerinden biri. Toscana Bölgesinin başkenti, bir süre İtalya krallığına da başkentlik yapmış. Leonardo Da Vinci ve Michelangelo’nun memleketi. Pisa’lı Galileo Galilei, ünlü şair ve yazar Dante de bu şehirde yaşamış. İtalyan Rönesansının başladığı yer. Tam bir açıkhava müzesi. Kent estetiğini doruklarda hissettiğiniz bir şehir! Bu anlamda, kente muhteşem yapılar kazandıran Medici ailesine herkesin bir teşekkür borcu var.

 

    Fiesole’deki kamping’e yerleşir yerleşmez, ilk servise binip kasaba merkezine, oradan da belediye otobüsü ile Floransa’nın merkezine gittik. Koskoca otobüsün, O daracık,  virajlı yolları nasıl hızlı indiğine ancak gördüğünüz zaman inanabilirsiniz… Merkeze ulaşmamız 40 dakika kadar sürdü. Floransa’da görecek yer çok, zamanımız ise azdı… Hemen hızlı hızlı yürüyerek istasyon bölgesinden “Duomo” dedikleri (The Basilica di Santa Maria del Fiore) Merkezdeki büyük katedrale gitmeye çalıştık. Çalıştık diyorum çünkü, yapıların mimari tarzı o kadar etkileyici ki, ayrıntılarını görmek zorunda hissediyorsunuz bu da zaman alıyor!  Duomo’nun kubbesi dünyaca ünlü. İçerden 463 basamakla çıkılabiliyor ve öyle büyük ki, şehrin hemen her yerinden görülebiliyor! Kubbe yüksekliği 90 metre, çapı 41,98metre…

Duomo’nun hemen karşısında, altıgen şekliyle dikkat çeken Aziz Giovanni vaftizhanesi var.

    Buradan sonra, Cumhuriyet Meydanı diyebileceğimiz, Piazza Della Rupublica’dan geçerek Piazza della Signoria’ya gittik.

 

Hem binalar hem de heykeller büyüleyiciydi! Sırada Üniversite yolunda, İtalyan bilim adamı ve sanatçılarının heykellerinin -bir yıldızlar geçidi gibi- yer aldığı caddeden geçerek ulaşacağımız “Ponte Vecchio” vardı. Hep kitaplarda, fotoğraflarda ve belgesellerde gördüğümüz, üzeri evlerle dolu bu köprü, aynı zamanda Arno nehri üzerindeki en eski köprüydü!   Üzerindeki yapıları da önce Kasaplar, sonra Kuyumcular kullanmış. Şimdi ise hediyelik eşya ve sanat eserleri satıcıları var.

 
   Vecchio Köprüsünden gün batımını izlemek de ayrı bir keyif oldu bizim için…
   Floransa’dan Fisole kasabasındaki kampımıza dönme vakti gelmişti, çünkü ertesi gün “sürprizlerle dolu” bir kısa yolculuk yapacaktık. Hedef Leonardo da Vinci’nin doğduğu yer “Toscana da Vinci”ydi!

BİR CEVAP

YANITINIZI BIRAKINIZ