KARAVAN HAYATI AVRUPA TURU 15; İTALYA’DA TÜRK KÖYÜ / MOENA

Tırmanma zamanı gelmişti! Bütün seyahat bizi çok heyecanlandırıyordu ama Moena’nın yeri farklıydı, havası da…

Balaban Hasan’ı bağrına basmış köyü görmek için can atıyorduk.

Deniz seviyesinden 136 metre yükseklikteki Garda gölünden, 1184 rakımlı Moena’ya çıkma zamanı gelmişti. Karavan hayatı’nın cilvelerinden biri de buydu:

 
  
   
   Bu denli zor yollar, bu kadar mı keyifli hale getirilebilir! Neredeyse, dağa tırmandığınızın farkına varamayacaksınız. Hele Karadağ, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya yollarını gördükten sonra, İtalyanları bir kez daha ayakta alkışladık! O tüneller, viyadükler ve mühendislik hesapları tamı tamına yapılmış yollarla, bizim beklenti düzeyimizi çok yükseltmişlerdi…
   Öyle güzel manzaralar eşliğinde yolculuk yaptık ki, anlatamam. Yaşamanızı, şiddetle tavsiye ederim.
      Seyahati planlarken, bu aşamada Segonzano Piramitleri dikkatimi çekmişti. Yolumuzun üstü sayılırdı. Peri bacalarının ülkesinden gelen bizlerin, bu oluşumları da görmesi gerekir diye düşündüm. Rotamıza ekledik, gittik, gördük. Bizim Kapadokya’nın yanında, deryada damla gibi! Ama görmek gerekirdi tabii ki.
 
 
    Trento’nun muhteşem manzaraları eşliğinde su gibi akan yolumuz, bizi Moena’ya taşımıştı. Açıkçası, fotoğraflar bu minicik şehrin güzelliğini tam yansıtamıyormuş, gidince anladık.
 
 
 
Kış ve kayak turizmi ile ünlü Moena’nın yazın daha boş olacağını düşünmüştüm, yanılmışım. Aslında Nüfusu 2640, ama 11.000’e yakın yatak kapasitesi var! 29 ekim 2018’deki fırtına felaketi ile vadiye inen tepelerdeki çok sayıda ağaç kökünden sökülüp yatmış! Bu da üzücü olduğu kadar ilginç görüntüler oluşturmuştu.
 
    Araçları merkezde bir otoparka bırakıp, hemen “Balaban Hasan”ın büstünü ve Türk Caddesini aramaya koyulduk. Moena’nın merkezindeki meydanın biraz ötesindeydi… Moena çok hareketliydi ama, Türk Caddesi hareketsizdi! Ama biz,    Moena’da her yıl Ağustos ayında Türk Festivali yapılmasına sebep olan, yeniçeri “Balaban Hasan”ı ziyaret etmenin doyumunu yaşıyorduk.
     Balaban Hasan’ın öyküsünü internette kolaylıkla bulabilirsiniz. Kısa bir özet yapmak gerekirse kahramanımız, bundan 336 yıl önce, ikinci Viyana Kuşatması sırasında, Kara Mustafa Paşa tarafından istihbarat subayı olarak görevlendirilmiş. İyi düzeyde Almanca ve İtalyanca da bilen-Balaban Hasan yaralanıp, güneye doğru kaçmış. Moena yakınlarında köylüler onu bulup, tedavi etmişler. İyileşen Balaban Hasan, Moena’lı bir kızla evlenip burada yaşamaya karar vermiş. Bu arada kentten haksız vergi alan dükalığa karşı koymak için halkı ayaklandırmış, onlara savaşmayı öğretmiş. Birlikte başarılı olmuşlar. Bu durum, Moenalıların Balaban Hasan’ı daha çok sevip, saygı duymasını sağlamış. Balaban Hasan’dan Türk örf ve adetlerini öğrenmişler…
 
    Moena halkı, Balaban Hasan’ın anısını, her yıl Ağustos ayında 2 gün süren bir Türk Festivali ile yaşatıyor.
 
    Seyahatimizin, festivale denk gelmemesi üzücüydü ama Moena’yı, Balaban Hasan’ın büstünü, Türk caddesini görmek çok duygulandırdı bizi.
 
     Bu arada iki dağın arasındaki yemyeşil Fascia vadisinde yer alan şehrin güzelliği de büyüleyiciydi! Çocukluğumuzda izlediğimiz çizgi film kahramanı Heidi ve arkadaşı Peter’in buralı olduğunu düşündük!
 
 
    Akşam üstü yağmur tekrar başlamıştı, artık kamping’e dönme vakti gelmişti. Geceyi Moena’nın güneyindeki kampingde geçirip ertesi gün Slovenya yollarına düşecektik!
     Bled gölü, tüm güzelliği ile bizi bekliyordu..

BİR CEVAP

YANITINIZI BIRAKINIZ